Ataturk

  • Facebook
  • Twitter
  • instagram
  • instagram
  • instagram
 

Deniz Kestaneleri Nedir?

Deniz kestaneleri adında beli olduğu gibi kestane büyüklüğünde ancak üzerlerinde yüzlerde diken olan bir deniz canlısıdır. Özellikle ülkemizin denizlerinde, kıyılarda denize girenler tarafından sıklıkla görülmektedir. Omurgaları olmayan, dikenlerle kaplı bir canlıdır.

 

 

Deniz Kestaneleri Tarihçe

Deniz kestanelerinin de diğer deniz canlıları gibi, insanlıktan hatta dinazorlardan önce var olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Günümüzden 500 milyon önce yaşadıklarına dair bulgular mevcuttur.

 

Deniz Kestanesi Temiz Denizlerde Bulunur

Deniz kestaneleri suyun kirlilik derecesinden çabuk etkilenen deniz canlılarıdır. O yüzden deniz kestanelerini kirli denizlerde görmek mümkün değildir. Ülkemizdeki tüm denizlerde deniz kestaneleri bulunmaktadır.

 

Deniz Kestaneleri Nerelerde Olur?

Deniz kestaneleri, kıyılardan, 5000 metre derinliğe kadar yayılmış bir canlıdır. Dünyadaki tüm okyanus ve denizlerde, deniz kestanelerin görülmesi mümkündür.

 

Deniz Kestanelerin Boyutları Ne Kadardır?

Dikenlerle ile kaplı dış yüzeyinin, iç tarafında küreye benzeyen bir kabuk bulunur. Genellikle kabuklarının boyutları 3-5 cm arasındadır. Bazı büyük boyutlu olanları 10 cm’e kadar çıkabilirler.

Deniz kestanesinin dikenleri genellikle 1-2 cm uzunluğundadır. Bazı okyanusta yaşayan deniz kestanelerinin dikenleri 20 cm’e kadar ulaşabilir.

 

Deniz Kestanesinin Dikenleri Zehirli Mi?

Deniz kestanesi, denizin içinde hayatta kalabilmek için ve kendisini savunabilmek için dikenlerini kullanır. Dikenler dış etkilere karşı, tepki verebilirler. Ayrıca dikenlerin diplerinde bulunan ayaklar sayesinde hareket edebilirler. Deniz kestanesinin dikenleri zehirli değildir ancak üzerine basıldığında, insan derisinin içine girerek, kırılırlar ve çıkarılmaları oldukça zor olmaktadır.

 

Deniz Kestaneleri Diken Fırlatır Mı?

Bir çok kişinin görüşü, deniz kestanelerinin tehlike hissettiğinde, iğnelerini fırlatma yeteneğine sahip olduğudur. Bu kesinlikle doğru değildir, deniz kestaneleri iğnelerini fırlatamazlar.

 

Deniz Kestanesi İnsanlara Saldırır Mı?

Deniz kestanelerin hareket kabiliyeti çok kısıtlıdır. Dikenlerinin oynamalarının dışında, hareket ettiklerinin görülmesi çok zordur. Ayrıca yukarıda belirtildiği gibi dikenlerini de fırlatamazlar. Deniz kestanelerin üzerlerine basılmadığı sürece, hiç bir şekilde insanlara zarar veremezler.

 

Deniz Kestaneleri Hangi Renklerde Olur?

Deniz kestanelerin renkleri mat olmaktadır. Ülkemizde kıyılarda görülen deniz kestanelerinin hepsi siyah renklidir. Aynı zamanda deniz kestaneleri, kahverengi, mor, yeşil ve koyu yeşil olabilirler.

 

Deniz Kestanelerinin Beslenmesi

Deniz kestanelerinin kabuğunun iç tarafında bir adet ağzı vardır. Bu ağız sayesinde, denizden sağladığı besinler ile yaşar. Genellikle deniz yosunları ile beslenirler.

 

Deniz Kestanelerinde Üreme

Deniz kestanelerinin hem dişi hem de erkek cinsleri vardır. Deniz kestaneleri üreme sırasında bir araya gelerek, yumurta ve spermlerini bırakırlar. Bu sayede suyun içinde döllenme gerçekleşir. Daha sonra döllenen yumurtalar temel canlı yapıyı oluşturur.

 

Deniz Kestaneleri Yenir Mi?

Deniz kestaneleri özellikle Uzak Doğu ülkelerinde yemek olarak yenmektedir. Avrupa’nın bazı ülkelerinde de yenmektedir. Japonya, Çin ve Yunanistan’da yenmektedirler. Ülkemizde deniz kestaneleri, çok büyük çoğunluk tarafından yemek olarak düşünülmez.

 

Deniz Kestanelerinin Faydaları

Deniz kestanesinin kabuğunun içindeki turuncu yumuşak kısmın besin değerinin oldukça yüksek olduğu ve bazı faydalarının bulunduğu, araştırmalar sonucu kanıtlanmıştır. Çin’de ve Sicilya’da deniz kestanelerinin iç kısımları kullanılmaktadır.

Çin’de derideki yaraların iyileştirilmesinde, Sicilya’da ise cilt sağlığı bakımından doğal ilaç olarak kullanılmaktadır. Bir çok kozmetik üründe de deniz kestaneleri bulunmaktadır.

 

Deniz Kestanesi Dikeni Nasıl Çıkarılır?

Yaz aylarında genellikle, deniz kestanelerinin üzerine basılması sonucu yaralanmalar olmaktadır. Deniz kestanenin dikenleri çok ince (1-2mm) olduğu içi deri içinde kırılmaktadır.

Dikenlerin çıkarılması için en uygun yol, batma olan bölgenin sıcak suda en az yarım saat bekletilmesi, mevcut deri yumuşatıldıktan sonra zeytinyağ sürülmesi ve batan bölgenin güneşe tutulmasıdır. Bir süre beklendikten sonra dikenlerin uçları dışarıya doğru çıkmaya başlayacaktır. Bu durum gerçekleştiğinde cımbız ile çekilebilirler.

Dikenleri çıkarmak için, yumuşatılmamış deriyi, cımbızla zorlamak ve daha çok zarar vermek en sık yapılan hatalardır. Bunu yapmak yerine bir doktora görünmeniz daha doğru olacaktır.

Ahtapotlar Nedir?

Ahtapotlar, uzun kolları ve kocaman kafaları ile her zaman ilgi odağı olmuşlardır. Bir çok kişi tarafından korkulu gözlerle bakılan ve bazı korku filmlerine konu olmuş dev ahtapotları biliyorsunuzdur. Ahtapotlar, 8 adet ve üzerlerinde vantuzlar bulunan güçlü kollara sahiptir. Dünya üzerinde 300’den fazla türde ahtapot türü vardır. Kafadan bacaklılar sınıfına aittirler.

 

Ahtapotların Tarihçesi

Deniz yıldızları gibi ahtapotlarda oldukça köklü bir geçmişe sahiptir. 296 milyon yıl önce de yaşadıkları tespit edilmiştir. Dinozarların neslinin tükenmesinden çok daha eskiden yaşadıkları bilinmektedir. Kalamar ve mürekkep balıkları da kafadan bacaklı olmalarından dolayı bir ahtapot türü sayılmaktadırlar.

 

Ahtapotun Yapısı Nasıldır? 

Ahtapotlar oldukça yumuşak bir gövde yapıya sahiptir. 8 uzun kolları vardır. Yumuşak olduğu için çok iyi şekilde şekil değiştirebilir ve kendi boyutundan çok daha küçük yerlere, gövdesini sıkıştırarak girebilir. İki gözü vardır, ağzı ise kollarının ortasında yer alır.

 

Ahtapotun Boyutları Ne Kadardır?

Ahtapotların erişkinlerinin genellikle 15 kg ağırlığında olduğu ve kollarının açıklığının yaklaşık 4 metre olduğu kabul görmektedir. Bugüne kadar bu türdeki bir ahtapot için kaydedilmiş en fazl ağırlık 71 kg olmuştur.

Ancak Kuzey Pasifik’te dev ahtapot yaşadığı bilinmektedir. Pasifik Okyanusu’nda 272 kg ağrılığında ve 9 metre kol açıklığında ahtapot kaydedilmiştir.

Bu dev ahtapotların yanında boyları 2 cm’yi geçmeyen kafadan bacaklı küçük ahtapot türleri de bulunmaktadır.

 

Ahtapotların Hızı ve Renk Değiştirmesi

Ahtapotlar, düşmanlarından korunmak için oldukça etkili özelliklere sahip bir canlı türüdür. Saklanma ve kamuflaş yeteneklerinin gelişmesinin yanında, çok hızlı hareket edebilme ve korunabilmek için mürekkep fışkırtma özellikleri vardır.

Ahtapotlar saatte 40 km hıza ulaşabilirler. Bu hız, deniz canlıları kıyaslandığında, Barakuda balığının maksimum hızına neredeyse eşdeğer bir hızdır. Bu hıza yapıları gereği uzun süreli ulaşamazlar sadece tehlike anında püskürme hareketi sonucu hızlanabilirler.

Bulundukları ortamın rengine göre, karada yaşayan sürüngenlerden olan bukelemunlar gibi renk değiştirerek uyum sağlayabilirler. Bu sayede kamuflaj olarak, avcılarından korunabilirler. Bu yüzden ahtapotlara ‘’deniz bukelemunları’’ da denmektedir.

Florida bölgesinde yalayan bir ahtapot türü, bir kaç saniye içinde yeşil, mavi, kırmızı ve beyaz rengine bürünebilmektedir.

 

Ahtapotlar Zehirli Midir?

Tüm ahtapotların içlerinde belirli bir oranda zehir bulunur. Ancak sadece mavi halkalara sahip olan ahtapotlar insanlar için ölümcül oranda zehir taşıyabilirler. Ülkemizde zehirli ahtapot bulunmaz, mavi halkalı zehirli türleri, Pasifik Okyanusu’nun doğusunda mevcuttur. Genellikle, zehir ahtapotun tüküğünde bulunur. Bazı avlarını, tükürükleri ile felce uğrattıktan sonra yerler.

Ahtapot zehirinin, henüz bulunan bir pan zehiri yoktur. Saldırgan değillerdir, tahrik edildiklerinde ya da yanlışklıkla üzerlerine basıldıklarında ısırırlar.

 

Ahtapotların Gelişmiş Beyni Vardır

Ahtapotlarının beyinlerinin büyüklüğü bazı omurgalı canlılardan bile beyin-vücut kütle oranı bakımından fazladır. Ahtapot ve mürekkep balığı yumuşakcalar içinde en büyük beyin kütle oranına sahiplerdir.

Ahtapotun sinir nöronları kollarındadır ve bu sayede çok daha hızlı bir şekilde algılarını kullanabilir.

Ahtapotlar üzerinde yapılan deneylerde, zeka yetenekleri olduğu gözlemlenmiştir. Bazı deneylerde kısa ve uzun süreli bellek sahibi oldukları keşfedilmiştir. Öğrenme yeteneklerine sahip oldukları da kanıtlanamasa da gerçekliği henüz netleşmemiştir.

Problem çözümüne sahip oldukları görülmüştür. Oyun olarak tanımlanabilen hareketlere sahip oldukları gözlemlenmiştir.

 

Ahtapotlar Kaç Yıl Yaşar?

Ahtapotların yaşam süreleri çok uzun değildir. Bazı türleri altı ay kadar yaşayabilirler. Ahtapotların yaşamları üremeleri ile ilgilidir. Ahtapotların üreme organları hormonların etkisi ile sindirim bezlerinin etkinliğini kaybetmesine neden olur. Bunun sonucunda ahtapotlar açlıktan ölürler.

Kuzey Pasifik Dev ahtaporu ise yaklaşık 5 yıl kadar yaşam süresine sahiptir. Ahtapotların Hareketi Genellikle uzun kolları ile sürünerek hareket ederler. Aceleri olmadıklarında hızlı hareket etmezler. Kollarını uzatarak güç alarak, zeminde hareket ederler. Kollarındaki vantuzlar sayesinde, rahatça tutunabilirler. Tehlikelerden kaçmak için su püskürterek fırlayabilirler. Mantolarından dışarı püskürttükleri suyun zıt etki yaratması ile hızlıca fırlayabilirler.

 

Ahtapotlar Ne ile Beslenir?

Ahtapotların hepsi hayatta kalabilmek için avlanmak zorundadırlar. Etobur canlılardır. Kayaların aralarında yaşamalarının sebebi saklanmaları ve yem bulabilmeleri içindir.

Deniz tabanında yalayan ahtapotlar, deniz solucanlarını, deniz salyangozlarını ve kabuklular ile beslenirler. Pasifikte bulunan büyük ahtapotlar ise yengeç, midye, istiridye gibi canlıları rahatlıkla yerler.

Zekaları sayesinde, midyelerin kabukları arasına taş sokarak, kapanmalarını engllerler ve içlerini yerler.

 

Ahtapotlar Karada Ne Kadar Yaşar?

Vucüdları nemli olduğu için kara koşullarında uzun süre yaşayamazlar. Çok nadirde olsa büyük ahtapotların, kumsallarda bulunan yengeçleri avlamak için karaya çıktıkları görülmüştür.

 
 

Çok Okunanlar

B14

B14

B14           İsaf derecesi  Ekip sayısı Ekip ağırlığı Tasarımcı Tasarım yılı Malzeme Trapez sayısı Uzunluk Genişlik Ana yelken alanı Flok yelken alanı Balon yelken alanı Tekne ağırlığı Uluslararası 2 120 - 140 kg Julian Bethwaite 1986 Fiber (GRP) 0 4.25 m 3.80 m 12.00 m2 5.20...

Byte

Byte

Byte           İsaf derecesi  Ekip sayısı Ekip ağırlığı Tasarımcı Tasarım yılı Malzeme Trapezci sayısı Uzunluk Genişlik Ana yelken alanı Flok yelken alanı Balon yelken alanı Tekne ağırlığı Uluslararası 1 - Ian Bruce - Fiber (GRP) 0 3.70 m 1.30 m 5.40 m2 - - 45 kg...

505

505

  505             İsaf derecesi  Ekip sayısı Ekip ağırlığı Tasarımcı Tasarım yılı Malzeme Trapez sayısı Uzunluk Genişlik Ana yelken alanı Flok yelken alanı Balon yelken alanı Tekne ağırlığı Uluslararası 2 120 - 140 kg John Westell 1954 Fiber (GRP) 1 5,05 m 1.88 m 14,70...